Wednesday, February 8, 2012 19:37

Prof. Dr. Nurullah Aydın: Güvenlik Sistemimiz ABD’nin Kontrolünde

Posted by admin on Cuma, Mayıs 1, 2009, 0:27
Bu Yazı Strateji Kategorisinde ve 0 Yorum var.

Türkiye’de son günlerde terör olaylarında bir artış söz konusu. Terör eylemlerinin sayısındaki bu artışı bu alanda yaptığı çalışmalar ve kitaplarıyla tanınan Gazi Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Nurullah Aydın’a sorduk. İşte ayrıntılar.

Prof. Dr. Nurullah Aydın: Ben bu olaylara çok farklı yaklaşıyorum. Hatırlarsanız Hürriyet Gazetesi’nden Yalçın Bayer’in köşesinde iki gün üst üste çok farklı yorum yapmıştım. Bu Emniyet Özel Hareket Daire Başkanı Behçet Oktay’ın intiharı olayı “suikast mi, yoksa  intihar mı” sorusuna farklı bir yorum getirmiştim. Şimdi bugünkü olaylara da bu şekilde yaklaşıyorum. Amerikalı generaller ve istihbarat yetkililerinin Türkiye’yi ziyaretlerinin akabinde Türkiye’de sürekli ya terörist faaliyetler veya suikast olayları cereyan etmekte. Akademisyen, siyasetçi, emekli general suikastlerinde de olduğu gibi faili meçhullerin tarihsel süreç içerisindeki gelişimlerine baktığımızda aynı şeyi görüyoruz.
Son dönemlerde ABD’nin Ulusal Güvenlik Ajansı’nın –İngilizce kısaltması NSA- NSA’nın başkanı Korgeneral Keith Alexander’ın Türkiye’ye gelişinin akabinde Türkiye’de Emniyet Özel Harekat Daire Başkanı’nın intihar olayıyla karşılaştık. Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düşme döneminde ise -bu günkü olayla irtibatlı olarak- kamuoyunun üzerinde durmadığı bir konuyu açıklayayım. O dönemde Batman’da Amerikan Awax uçakları alçak uçuş yapmıştı. Bu konu kamuoyuna pek fazla yansımamıştı ve Batmanlılar’ın da tepkisi vardı. ‘Awax uçağının o dönemde Batman’da ne işi vardı?’ sorusunu pek kimse sormadı.
Diğer bir örnek ise Türkiye’nin en önemli anti-terör özel harekât timinin bulunduğu İspanyol Casa uçağı ise biliyorsunuz Malatya yakınlarında havada infilak etmesiydi. Biz o dönemde de bunun için şunu söylemiştik: ABD’nin ulusal güvenlik doktrininin temelinde “Starwars” dediğimiz uzay savaşı doktrini yani lazer sistemiyle donatılmış uydu kontrollü insansız uçaklar var. Nitekim şu anda Afganistan, Pakistan’ın Peşaver Vadisi ve Irak’ta da uygulanıyor.
Ayrıca İsrail istihbarat örgütüyle birlikte insansız Heron uçakları ile K. Irak’a yönelik istihbarat paylaşımı bir dönem gündeme gelmişti.
TERÖR OLAYLARI ABD GENELKURMAY BAŞKANIYLA İLİNTİLİ
Son terör olaylarının öncesinde ABD Genelkurmay Başkanı Türkiye’ye geldi,  gece kaldı, sabahleyin Irak’a gitti ve Erbil’de Kuzey Irak yetkilileriyle görüşmeler yaptı.
Biraz önce ifade ettiğim gibi Amerikalı general ve istihbarat örgütlerinin Türkiye’ye her ziyaretinin akabinde Türkiye’de bir terörist faaliyet gündeme geliyor düşüncemi yeniden hatırlatmak isterim. Peki bu ilişki ve irtibat olayını bizim nasıl yorumlamamız gerekir?
Bu şu anlama geliyor; Türkiye NATO üyesi olduğu için Türkiye’nin hava, kara, deniz yani tüm birliklerinin bilgisayar yazılımı NATO konsepti çerçevesi içerisinde NATO’ya endeksli. Yani Amerika, İngiltere ve İsrail endeksli bir yazılım sistemi ağına sahibiz. Dolayısıyla Türk uçaklarının şifreleme ve kodlama sistemi aynı zamanda ABD ve NATO perspektifi içerisinde kullanılıyor. Yani İncirlik Üssü’ndeki Amerikan askeri dinleme üssü aynı zamanda Eskişehir ve Kocaeli’nde Karamürsel’deki Amerikan dinleme üsleriyle birlikte Türk hava ağının bütününü izleyebiliyor.
Kara birlikleri içinde aynı şey geçerli. Tankların atış elektromekanik sistemi İsrail tarafından yapıldı ve dolayısıyla kod ve şifreleme yine o ağ içerisinde.
Daha önce PKK terör örgütünün varlığı, etkinliği, eğitiminin yanı sıra teröristlere ağır silahları Amerikalı askerlerin verdiğini söylemiştim. Ayrıca İran’a yönelik PJAK, PKK ve Barzani’nin peşmergelerinin istihbarat eğitimi, haberleşme ve uydu sistem ağının İsrail’in MOSSAD gizli servisi tarafından verildiğini, terör ve eylem eğitimlerinin de Yunan istihbaratı tarafından verildiğinin bilindiğini ve fakat bunun kamuoyuna açıklanmadığını belirtmiştim. Ben be vesileyle Analitik Bakış kanalıyla bunu da açıklamak istiyorum. Bu tezimizin aksini ileri sürenler de farklı görüşlerini ortaya koyabilirler.
SON TERÖR OLAYLARI SURİYE İLE TATBİKATA TEPKİ
Türkiye’nin NATO, ABD ve İsrail ile ilişkileri konusunda son bir örneklendirme yapmak istiyorum. Türkiye Suriye ile ilk defa askeri tatbikat kararı aldı ve İsrail buna karşı inanılmaz derecede bir tepki gösterdi. Hatta Türkiye’ye Heron insansız uçaklarının verilmesinin durdurulması, Türk kara birliklerinin elektromekanik gelişimi ve yenilenmesi projesini de askıya alabileceğine ilişkin uyarıda bulundu.
Şimdi bu son olayları Türkiye’nin Suriye ile askeri tatbikat olayına duyduğu tepkiye bağlıyorum.  İsrail’in istihbarat teknisyen birimlerinin Batman’da, Diyarbakır’da, Türk istihbarat birimleriyle birlikte teröre yönelik olarak birlikte çalışmalarına bakarsak söz konusu illiyet bağına kamuoyunun dikkatini çekmek istiyorum.
Analitik Bakış: Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, verdiği brifingde yaptığı açıklamada  ‘Terörü bitirmeye en fazla bu sene yaklaştık’ diye bir ifade kullandı. Bunu nasıl değerlendirmek lazım? Şu anda ülke içindeki siyasi şartlar ve konjonktürel durum terör örgütünün bitirilmesine imkân sağlıyor mu?
Nurullah Aydın: Hayır sağlamıyor. Neden sağlamıyor? Bakın 2001 yılında terör sıfır noktasındaydı. 2001’den sonraki sürece baktığımızda Türkiye’de; ABD, Avrupa Birliği ve Barzani üçgenine dayalı Kuzey Irak odaklı değerlendirme yapıldı. 2003’ten itibaren siyasi otorite ağırlıklı olarak Kuzey Irak’taki bölgesel yetkililerle PKK’nın engellenmesi ve bitirilmesine yönelik görüşmelerde bulundu. Hatta Erbil’de bir takım toplantılar yapıldı. Hatırlarsanız Avrupa Birliği ise PKK’yı terör örgütü sınıfının dışına aldı. Yani şu anda PKK, Avrupa Birliği’nin karar organlarında terör örgütü kapsamı dışında.
ABD de, “PKK terör örgütü ortak düşmanımızdır” şeklinde açıklama yapmasına rağmen PKK, PJAK Barzani üçgeninin ABD’nin bölgedeki varlığının devam ettirilmesi için güvence olarak görmekte. Bugün ABD Erbil’de, İncirlik’ten daha büyük boyutta bir askeri üs yapmakta ve bu üssün yapımı bitmek üzere. İkinci olarak ABD, Hatay’da ve Hakkari Cilvegözü’nde büyük bir hava radar dinleme ağı kurdu. Özellikle Hakkari’de, İran’a yönelik olarak en ileri dinleme teknolojisiyle uydudan yer bulma sistemine dayalı bir yapılanmayla kapsamlı bir üs kuruldu.
TÜRKİYE’DE İSTİHBARAT KURUMLARI ARASINDA KOORDİNASYON EKSİKLİĞİ VAR
Kandil dağına yönelik operasyonlarda İran’ın netice alınırken Türk Hava Kuvvetleri’nin yürüttüğü operasyonlarda netice alınamamasının sebebi Türk hava birimlerinin istihbarat paylaşımının sıkıntılı ve sorunlu olduğunu gösteriyor. Bu bakımdan Genelkurmay Başkanı’nın terörle ilgili açıklamasını ben bir nevi ABD ile birlikteliğin getirdiği sıkıntının dile getirilmesi olarak görüyorum. Genelkurmay Başkanı konuyu tam açıklayamadı, açıklama zorluğu yaşadı. Türkiye’nin teröre ve PKK’ya yaklaşımıyla AB, ABD ve İsrail’in yaklaşımı arasındaki farka değinemedi.
Bu bakımdan bugün gerek İstanbul’daki hücre evi baskını, gerek Bilkent’teki canlı bomba olayı ve gerekse mayınlı tuzak patlamasının hepsini bir bütünün parçası olarak görmek gerekir. ABD Genelkurmay Başkanı ve derin Amerikalı dediğim Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı Başkanı Korgeneral Keith Alexander’ın  -ki dünyanın en büyük elektronik istihbarat örgütü başkanıdır-, çok gizli Türkiye ziyaretlerine bakarak Türk istihbaratının şu anda kilitlenmiş olduğunu söyleyebilirim. Bugün Türk Genelkurmay istihbaratı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet İstihbarat bölünmüş durumda. Mensupları birbirlerine kuşkuyla bakmakta… Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Genelkurmay, Milli İstihbarat, Emniyet Genel Müdürlüğü arasında ciddi anlamda bir koordinasyon eksikliği var. İstihbarat paylaşımı sorunu yaşanmakta ve bu üzüntü verici durumu maalesef Türkiye’deki istihbarat zafiyetinin bir sonucu olarak görüyorum.
Analitik Bakış: Teşekkür ederiz…
Nurullah Aydın: Ben teşekkür ederim…
Prof. Dr. Nurullah Aydın kimdir?
1954 yılında Erzurum’da doğan Nurullah Aydın, ODTÜ Mühendislik Fakültesinde okudu, 1982′de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1983-1990 yılları arasında Erzurum, Tokat, Artova, Zile, Demirözü, Digor ve Tuzluca’da hâkimlik, Boyabat ve Sivas’ta savcılık yaptı.
Aydın, Aralık 1990’da görevinden istifa etti. 1993-1996 yılları arasında DYP MKK üyeliği yaptı. 1993 yılından beri Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde İletişim Hukuku öğretim görevlisidir.

Analitik Bakış

Paylaş/Kaydet

İsterseniz yorum yapabilir, veya Diğer yazılara Bakabilirsiniz.

Henüz Yorum Yok “Prof. Dr. Nurullah Aydın: Güvenlik Sistemimiz ABD’nin Kontrolünde”

Yorumunuzu Belirtin

Yorum göndermek için Giriş yapmalısınız.