Wednesday, February 8, 2012 18:30

‘TÜRKİYE KAYBETTİ RUSYA KAZANDI’

Posted by admin on Cuma, Nisan 24, 2009, 17:07
Bu Yazı Strateji Kategorisinde ve 0 Yorum var.

Türk-Ermeni İliÅŸkilerini GeliÅŸtirme Stratejilerini AraÅŸtırma Merkezi Koordinatörü Doç. Dr. Hasan Oktay, cafesiyaset’e konuÅŸtu. Oktay, yine çarpıcı deÄŸerlendirmelerde bulundu.

Muhammet Kutlu’nun röportajı…

Bir ay önce, Kafkasya’da, başta Nabucco olmak üzere bölge dışından dayatılan gelişmelerin, başını Rusya’nın çektiği bölgesel bir savaşa neden olabileceği uyarısını yapan Türk-Ermeni İlişkilerini Geliştirme Stratejilerini Araştırma Merkezi Koordinatörü Doç. Dr. Hasan Oktay, yine çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. 

-Sayın Oktay, Türkiye’nin Ermenistan sınır kapısını açacağı yönündeki beklenti, Türkiye-Azerbaycan ve Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerini bir anda gerdi. Sizce kıvılcımı ne ateşledi bölgede?

Hasan Oktay: ABD Başkanı Barack H. Obama’nın Türkiye ziyaretinde Ermenistan ile ilgili konuşmalar yapınca Kafkasya birden hareketlendi. İki devlet bir millet tanımıyla doğal müttefikimiz olarak algılanan Azerbaycan, bir anda Türkiye’ye karşı ayağa kalktı. Azeri milletvekilleri ve sivil toplum örgüt liderleri Türkiye’ye gelerek kamuoyu oluşturmaya çalıştılar. Aleyhte kampanya oluşturdular. Türkiye, Ermenistan’la ilişkileri düzelsin diye uğraşırken, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri tamir edilemeyecek şekilde bozulma yoluna girdi.

Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan, bu durumu değerlendirmek için İran gezisi gerçekleştirdi. Çünkü İran-Ermenistan ilişkileri iyiydi bunu pekiştirdi. İran-Azerbaycan ilişkileri çok sağlıklı değildi. Bu İran’ın Azerbaycan-Ermenistan ihtilafında açıkça Ermenistan’dan yana tavrını koyduğunun bir göstergesiydi.

-ABD Başkanı Obama’nın konuşmasında Ermenistan sınırının açılması gereğine vurgu yapması, sizce erken bir girişim miydi?

H.O: Evet. Barack H. Obama’nın eline tutuşturulan konuşma metnini hazırlayanların Kafkasya denklemini bilmediği anlaşılıyor. Çünkü Nabucco projesi kapsamında Rusya’nın Kafkasya’da gaz silahını elinden kaçırmamak için bütün gücüyle çalışacağı ortadaydı.

Oysa Türkiye, Ermenistan ile görüşmelerini İsviçre’de yapıp çok gizli tutuyordu. Rus istihbarat görevlileri bu görüşmelerin metinleri hakkında Azerbaycan yöneticilerini bilgilendirdi. Rusya bir taraftan Azerbaycan’da Türkiye aleyhinde kamuoyu oluşturmak üzere faaliyette bulunurken, Ermenistan’a da iki yılı ödemesiz, on yıllık düşük faizli 500 milyon dolar kredi verdi.

Dolayısıyla Rusya hem Ermenistan’ı hem Azerbaycan’ı elinde tutma başarısını göstermiş oldu. Nabucco projesinin başlangıç ayağı olan Azerbaycan, Rusya’nın kontrolüne geçmiş oldu. ABD’nin Türkiye üzerinden Ermenistan’ı Rusya’dan koparma projesi böylece suya düşmüş oldu. ABD, Kafkaslarda Gürcistan’dan sonra Ermenistan ve Azerbaycan’ı da kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı.

Türkiye ise, Amerikan politikalarına paralel hareket etmenin sıkıntılarını uzun vadede görecek. Çünkü Ermenistan ile ilişkiler düzelmeyeceği gibi, Azerbaycan’ı da kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı. Oysa Türkiye bölgede kendi inisiyatifini kullansaydı, Ağustos ayında gündeme getirdiği Kafkasya İstikrar ve İşbirliği projesini gerçekleştirebilir, böylece Ermenistan, Azerbaycan Türkiye barışı gerçekleşirdi. Amerikan düşünce kuruluşlarında üstünkörü hazırlanan Obama’nın konuşma metni, Kafkasya’da bir kurşun atılmadan, tüm Kafkasya’yı Rusya’ya hediye etmiş oldu.

Oysa Rusya, Kafkasya için savaşı bile göze almıştı. Bölgede İran ve Rusya etkinliğini artırırken, Türkiye bu süreçte, kendi kendini devre dışı bırakmıştır. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Eylül ayındaki Ermenistan gezisinin oluşturduğu olumlu atmosferi, halk diplomasisi ile dolduramamanın sıkıntısını yaşıyor.

-Hataları kimler yaptı peki sizce?

H.O: Türkiye-Ermenistan gizli görüşmelerinin iyi yönetilememesi ve gizlenememesi, Azerbaycan cephesinde meydana gelen dalgalanmaların takip edilememesi, bugün Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin çok kötü hale gelmesine neden olmuştur.

İsviçre görüşmelerin, Rusya aracılığıyla Azerbaycan’a sızdırılması, metne dökülmemiş, metinle zapt altına alınmamış konuşmaların nihai sonuçmuş gibi Rusya tarafından Azerbaycan’a yansıtılması, Azerbaycan tarafında erken tepkiye neden oldu.

Aslında, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Erivan seyahati, dünya kamuoyunun dikkatlerini, bu sürece zamanından önce çekmiş oldu. Uluslararası diplomaside görüşmeler alt seviyede başlar. Son noktada devlet başkanları devreye girer. Oysa Türkiye-Ermenistan açılımında bu böyle işlememiş. 70 yıllık problemde ilerleme olmadan, konu devlet başkanları seviyesinde bir görüşmeye dönüşmüştür.

-Futbol diplomasisi denen adım da mı erkendi?

H.O: Futbol diplomasisinde gözden kaçan gerçek şuydu:  Sarkisyan, Şubat 2008’de yapılan seçimlerle iktidara geldiğinde, şaibeli seçim iddialarıyla tepki çekmiş, muhalefet ciddi şekilde Sarkisyan aleyhinde gösteriler yapmış, on kişinin öldüğü olaylar meydana gelmişti.

Daha iktidarının başında bunalan Sarkisyan, dikkatleri başka yöne çekmek için gerçekleştirdiği bir Moskova seyahati neticesinde, Putin’e danıştıktan sonra Abdullah Gül’ü maça davet etti.

Maç davetinin içte ve dışta geniş yankı uyandırmasıyla Sarkisyan, muhalefetin kendisine karşı yapmış olduğu eylemleri kontrol altına aldı. Abdullah Gül de bu davete cevabını ABD Başkanı Bush ile telefonda görüştükten sonra açıkladı. Telefonu açan Sayın Gül’dü.

Türkiye, bölgede kendi dinamiklerini ve diplomasinin gereklerini yerine getirip, alt seviyede Ermenistan ile görüşmelere başlasaydı, bugün gelinen nokta daha farklı olabilirdi.

-Peki gelinen noktada ÅŸimdi ne gibi geliÅŸmeler olabilir?

H.O: Türkiye, Dışişleri’nde önemli bir strateji değişikliğine gidebilir. Dışişleri kadrolarında değişiklik olabilir. Bölgede büyük bir zemin kaybeden Türkiye, sınır kapısını bu durumda açamayacaktır.

Türkiye, sınır kapısı yüzünden çıkan bu kriz sonucunda, Azerbaycan ile de eskisi gibi yakın olamayacak. En azından bu zaman alacak.

Bu sınır kapısı kozu sayesinde, Karabağ konusunda gelişme sağlanacaktı. Bu da çıkmaz bahara kaldı. Türkiye’nin Kafkasya’da oluşturmak istediği istikrar ve işbirliği platformu zedelenmiş oldu. Kendi eliyle yaptı bunu üstelik.

-Bu krizden hangi ülkeler karlı, hangileri zararlı çıktı?

H.O: Bu krizle, bölgede var olan İran’ın gücü daha da artmış oldu. Rusya, hem Nabucco projesini kontrol altına almış oldu, hem de engellemiş oldu. ABD ise, zorlamalarla hiçbir yerde başarılı olamayacağı gerçeğini bir kez daha görmüş oldu. ABD, 1 Mart tezkeresinden sonra, bölgede ikinci başarısızlıkla karşı karşıya kalmış oldu. ABD’nin Ermenistan konusundaki başarısızlığı, Irak ve Afganistan konularındaki politikalarını da gözden geçirmesine neden olacaktır.

Tüm bu süreç sonunda istediğini alan Rusya ve kısmen de İran oldu. Kaybeden ise yine Ermenistan ve Türkiye oldu. 

 

cafesiyaset-ÖZEL

PaylaÅŸ/Kaydet

İsterseniz yorum yapabilir, veya Diğer yazılara Bakabilirsiniz.

Henüz Yorum Yok “‘TÜRKİYE KAYBETTİ RUSYA KAZANDI’”

Yorumunuzu Belirtin

Yorum göndermek için Giriş yapmalısınız.