Friday, September 10, 2010 19:00

BİR yanda Karabağ, bir yanda Kerkük

Posted by admin on PerÅŸembe, Nisan 23, 2009, 23:17
Bu Yazı Orta Doğu Kategorisinde ve 0 Yorum var.

BİR yanda KarabaÄŸ, bir yanda Kerkük… Feryatlar yükseliyor ikisinden de. Onlarca yıl önce açılan yaralar hala kanıyor. Yüreklerde acı, yanaklarda gözyaşı ve yıllardır süren derin bir hüzün… Dillerden acı sözler dökülüyor; ağıtlara dönüşmüş her biri…

 

KarabaÄŸ ile Kerkük’ün feryadı!

Milli davalarda hicran yarası

KarabaÄŸ’da Rus; Türkmeneli’nde ABD ve İngiliz oyunu!

Azeriler ve Türkmenler, Türkiye’ye sesleniyor:

“Et, tırnaktan ayrılır mı?”

  

BİR yanda KarabaÄŸ, bir yanda Kerkük…

Feryatlar yükseliyor ikisinden de. Onlarca yıl önce açılan yaralar hala kanıyor. Yüreklerde acı, yanaklarda gözyaşı ve yıllardır süren derin bir hüzün… Dillerden acı sözler dökülüyor; ağıtlara dönüşmüş her biri…

Ezizim GarabaÄŸ’lı

Umudum gara bağlı;

Gökçe kimi meni de

Goyurlar gara bağlı.

Azerbaycan Türkleri, hem yitip gidenlerin yasını tutuyor, hem de yar KarabaÄŸ’a kavuÅŸacağı günü bekliyor hala…

Biraz güneye inince baÅŸka bir dram çıkıyor insanların karşısına. Yıllarca zulümlere direnen, katliamlara göğüs geren Irak Türkmenleri, yine baskıyla karşı karşıya. “Türkmen kenti Kerkük”ü sahiplenmeye çalışıyor birileri… Aynı ağıtlar Kerkük için yükseliyor bu kez:

Kerkük’üm hasta Kerkük

Şerbeti tasta Kerkük

Alem keyifte, sefada

Sen kaldın yasta Kerkük…

Hepsi de, dünya politikalarını yönlendirmeye soyunan Türkiye’den, gözlerini ve gönüllerini kendilerine çevirmesini bekliyor. Biri “KarabaÄŸ’da iÅŸgal bitmeden sınırı açmayın” diyor, diÄŸeri “Kerkük’ü ve Türkmenleri yalnız bırakmayın…”

Tercüman, “iki feryat”a kulak veriyor ve krizlerin, çözüm arayışlarının, tartışmaların gölgesinde iki dosyayı aralıyor…
SÖYLEM AYNI, POLİTİKA FARKLI!

CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül:

“Azerileri üzecek bir adım atmayız. KarabaÄŸ sorunu çözülmeden olmaz.”

TBMM Başkanı Köksal Toptan:

“1 milyon KarabaÄŸlı yerlerinden edilecek, biz Ermenistan Sınır Kapısını açacağız; böyle bir ÅŸey olmaz!”

BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan: “

KarabaÄŸ sorunu çözülmeden Ermenistan ile nihai bir sözleÅŸme imzalayamayız.”

CHP Lideri Deniz Baykal: “

Sınır, KarabaÄŸ’ın iÅŸgali nedeniyle kapatılmıştır. Ancak o neden ortadan kalkınca açılır.”

MHP Lideri Devlet Bahçeli: “

İşgal altında tutulan DaÄŸlık KarabaÄŸ bölgesi Azerbaycan’a iade edilmedikçe, sınırı açmaya kimsenin gücü yetmez.”

Sınır meselesinde söylemler bu kadar net ve benzer aslında. Peki, bunca tartışma ve hatta küslüğe yol açan sebep ne?

“ARKA BAHÇE” MÜCADELESİ

Aslında sorunun temeli, ikili iliÅŸkilerden ziyade, küresel güçlerin Kafkaslar’daki satranç oyununa benzeyen büyük mücadelelerine dayanıyor.

ABD BaÅŸkanı Obama‘nın, TBMM’de, “Açılan sınırlar Türk ve Ermeni halklarının daha barışçıl bir geleceÄŸe adım atmalarını saÄŸlayacaktır” demesi bunun kanıtı. AB raporlarında sürekli konuya atıf yapması da… 200 yıl önce Rusya’nın bölgeye açılması ve attığı adımlar da, yüzyıllara dayanan KarabaÄŸ ve Kafkasya meselesinin özeti gibidir.

ÇAR’A KARABAÄž RAPORU

Çarlık Rusyası Generali Sisyanov, 22 Mayıs 1805′te Çar’a dikkat çekici bir rapor gönderir. O raporda ÅŸu cümle yazılıdır:

“KarabaÄŸ, coÄŸrafya bakımından Anadolu’nun, İran’ın ve Azerbaycan’ın kapısı sayılır…”

İşte o kapıya sahip olma çabası, sadece bölge ülkelerinin deÄŸil, dünyanın süper güçlerinin de hedefi yüzyıllardır. Çünkü o kapıya sahip olan, İpek Yolu’nu da, enerji yolunu da, bölgeyi de kontrol altında tutabilecek, “arka bahçe”sini denetleyebilecektir. Taktik ise iÅŸgaller, katliamlar ve nüfus oyunları oldu. Tabii bir de verilen mesajlara karşın, kapalı kapılar ardındaki görüşmelerle yaratılan “şüphe!…”

Baskının, mezalimin kökleri yüzyıllar öncesine dayansa da, son yara çeyrek asır önce açıldı KarabaÄŸ’da. En derini ve en acıyanı da bu oldu.

SÖZ BİTTİ, SİLAHLAR KONUŞTU!

KarabaÄŸ’da iÅŸgalin ayak sesleri, SSCB Devlet BaÅŸkanı Mihail Gorbaçov‘un Mart 1985′te iktidara gelmesiyle arttı. Gorbaçov’un “Prestroika” denilen yenilen yapılanma ve “Glastnost” olarak vurguladığı açıklıktan cesaret alan Ermeniler, KarabaÄŸ’ın “DaÄŸlık KarabaÄŸ” bölgesini Ermenistan’a baÄŸlamak için harekete geçti.

Fitilin ateÅŸlendiÄŸi nokta da 18 Kasım 1987′de Gorbaçov’un BaÅŸdanışmanı Aganbekyan’ın “DaÄŸlık KarabaÄŸ Ermenilerindir” sözleri oldu. Azerilere saldırılar hızla arttı. Azerbaycan’da da ”Ermeniler dışarı” sloganlarıyla mahalleler kuÅŸatılıyordu. On binlerce insan, kitleler halinde evlerini terk etti.

Çatışmalar sırasında Sovyet birlikleri, Ermenileri koruma bahanesiyle Bakü’ye girdi. 20 Ocak 1990“kara gün”e döndü. Çok sayıda Azeri öldü, önde gelen isimler tutuklandı. YaÅŸananlar, “Hocalı katliamı”nın habercisi gibiydi…

ZAMAN TÜNELİ…

Kafkasların şımarık çocuğu Ermenistan!

KarabaÄŸ, 3. Murat döneminde Osmanlı yönetimindeydi. Bir süre Safeviler’e geçti, bir süre de“KarabaÄŸ Hanlığı” kuruldu.

Çarlık Rusyası’nın bölgeye açılması dengeleri deÄŸiÅŸtirdi. 1826′daki iÅŸgalin ardından yüz binlerce Ermeni, buraya yerleÅŸtirildi. Rusya ile İran arasındaki Türkmençay AnlaÅŸması bu süreci körükledi.

Zamanla Ermeniler ile Türkler arasında çatışmalar çıktı. 1917′de Çarlık Rusyası’nın yıkılmasıyla Ermeniler KarabaÄŸ’da büyük isyanlar çıkarıp, Türklerin ev ve iÅŸyerlerine saldırdı. Katliam, Türk Ordusu girinceye kadar sürdü.

28 Mayıs 1918′de Mehmet Emin Resulzade‘nin liderliÄŸinde Azerbaycan kuruldu. Ancak Kızılordu iÅŸgaliyle Azerbaycan Sovyetler’e baÄŸlandı. KarabaÄŸ da 1923′te Azerbaycan sınırlarına dahil edildi. Ermenilerin, bölgedeki Türklere karşı müdahaleleri, o günlerden bugünlere kadar uzandı.
Karabağ ve Dağlık Karabağ neresidir?

KarabaÄŸ, Azerbaycan’daki Kür ve Aras ırmakları ile halen Ermenistan içinde bulunan Gökçe Gölü arasındaki daÄŸlık bölge ve bu bölgeye baÄŸlı ovalardan oluÅŸuyor. KarabaÄŸ ile DaÄŸlık KarabaÄŸ aynı bölge için kullanılmıyor. 18 bin kilometrekarelik KarabaÄŸ’ın sadece 4 bin 392 kilometrekarelik kısmı DaÄŸlık KarabaÄŸ’dır. Halen Ermeni iÅŸgali altında olan yer de iÅŸte burası ve ona yakın ovalardaki bazı ÅŸehirlerdir.

YARIN: Hocalı’da insanlık aÄŸladı. İsa Kamber anlatıyor…
*****

TÜRKMENELİ’NDE KERKÜK SANCISI

BU kadar acıyı ve zulmü tarihte çok az millet yaÅŸamıştır. Irak’ın her harcında katkısı olmasına karşın, Türkmenlerin neredeyse her ÅŸehri katliamlarla anılıyor.

Bölgenin petrol ve doÄŸal gaz merkezi olması, kentin OrtadoÄŸu’yu yönetecek bir noktada bulunması, Türkmeneli’ni sadece Irak’ta yaÅŸayan grupların deÄŸil, dünyanın süper güçlerinin de mücadele alanı haline getirdi. Türkmen diyarı, bugün de baskıların merkezi.

ÖNCE ARAPLAŞTIRMA, ŞİMDİ DE KÜRTLEŞTİRME!

Türk kültürünü Orta Asya’dan Orta DoÄŸu’ya taşıyan Türkmenler, İlhanlılardan Emeviler ve Abbasiler’e, Selçuklulardan Osmanlılara kadar her dönem iz bıraktı.

Osmanlı devrinde Irak’taki medeniyeti büyüten Türkmenler, son yarım asırdır ise Arap ve Kürt milliyetçiliÄŸi arasında feryat ediyor.

İngiliz mandasında, 1925′te hazırlanan anayasada Türkmenler dahil hiçbir etnik gruptan söz edilmiyordu. Ancak bu Anayasa’nın Türkçe, Arapça ve Kürtçe basılması Türkmen varlığının ispatıydı. Irak, bağımsız olunca, Milletler Cemiyeti’ne verdiÄŸi beyannamede de, Türkmenlerin haklarının korunacağı, Türkçe eÄŸitim yapılacağı, Türkmen bölgelerine Türkmen memurların atanacağı belirtiliyordu.

Türkmenler için asıl sıkıntı 1958′de Cumhuriyetin ilanı ve yeni Anayasa ile baÅŸladı. Irak’ın bir Arap anavatanı olduÄŸunun vurgulandığı Anayasa’da, Kürtlere özel atıf yapılırken, Türkmenlerden söz bile edilmemiÅŸti.

Irak Türkleri, 14 Temmuz 1959′da büyük bir katliama maruz kaldı. Cumhuriyetin birinci yıldönümünü kutlayan bir çok insan 3 gün 3 gece katledildi.

24 Ocak 1970′te bir kanunla ilkokulda Türkçe eÄŸitim izni verilmesine karşın, bir yıl sonra o da yasaklandı.

Türkmenlerin en kötü dönemi, Baas iktidarı devri oldu.

“KERKÜK”E, “AL TAMİM” DEDİLER!

Saddam Hüseyin devrinde Türkmenler zulümle AraplaÅŸtırılmak istendi. Türkçe konuÅŸmak yasaklandı, Türkmen bölgelerinin adı deÄŸiÅŸti…

29 Ocak 1976′da Devrim Komuta Konseyi, Kerkük’ün adını ”Al-Tamim” yaparken, Tuzhurmatu’yu da Saddam’ın memleketi Tikrit’e baÄŸladi.

Özellikle 1980 sonrası baskılar iyice arttı. Onlarca Türkmen yerleÅŸim birimi yıkıldı. 1981′te Türkmenlerden büyük kısmı tehcir edilirken, araziler üç yıl sonra alınan kararla Araplara dağıtıldı. Bir süre sonra Kerkük’te Türkmenlerin gayrımenkul almaları bile yasaklandı.

BUSH, SADDAM’I ARATMADI!

Katliamlar, baskılar birbirini izledi…

2003′te ABD liderliÄŸinde gerçekleÅŸtirilen operasyonu bazıları “Saddam’dan kurtuluÅŸ” olarak görüyordu. Ancak “AraplaÅŸtırma” politikasının yerini bu kez “KürtleÅŸtirme” aldı. Daha iÅŸgalin baÅŸlangıcında Tapu Dairesi ve arÅŸivler talan edildi. ABD askerleri Tel Afer’den Tuzhurmatu’ya kadar birçok yerde Türkmenlere saldırdı. Bugün Irak’ta görmezden gelinmeye çalışılan Türkmenlerin öz yurtları Kerkük bile Kürt gruplara baÄŸlanmaya çalışılıyor.

ZAMAN TÜNELİ…

Atatürk’ün Kerkük-Musul hassasiyeti

Türkiye için Türkmeneli bölgesinin önemi büyüktü. Ancak Musul ve Kerkük’le ilgili sorun, Lozan’da bir türlü çözülemedi.

Konu, Lozan’ın ardından, önce Milletler Cemiyeti, ardından da İngiltere-Türkiye görüşmelerinin gündemi oldu. Atatürk, o dönem diplomatik temaslarında ÅŸu noktanın altını çiziyordu:

“Hudud-u millimiz İskenderun’un cenubundan geçer, ÅŸarka doÄŸru uzanarak Musul’u Süleymaniye’yi Kerkük’ü ihtiva eder. İşte hudud-u millimiz budur.”

TBMM’de 27 Åžubat 1923′te gizli bir oturum yapıldı. Oturumda bazı milletvekilleri “Güç kullanarak Musul’u alalım” dediler. Atatürk ise ÅŸu noktanın altını çizdi:

“‘Musul meselesini bugün halledeceÄŸiz, ordumuzu yürüteceÄŸiz, bugün alacağız’ dersek, bu mümkündür. Musul’u gayet kolaylıkla alabiliriz. Fakat Musul’u almayı müteakip muharebenin hemen sona ereceÄŸinden emin olamayız. Şüphesiz orada bir harp cephesi açacağız.”

Bir süre sonra Åžeyh Sait Ayaklanması çıkması, zorunlu olarak diplomasiyi ön plana çıkardı. İngiltere ile“Ankara AnlaÅŸması” yapıldı. Musul-Kerkük, Irak’a bırakıldı. Karşılığında, bölgedeki petrol gerilinin yüzde 10′u, 25 yıl süreyle Türkiye’ye verilecekti. Türkiye, anlaÅŸmadaki hakkından daha sonra 500 bin Sterlin karşılığında feragat ettiyse de, bu paranın bir kısmı alınamadı.
Türkmeneli neresidir?

Irak’ta Türkmenlerin yaÅŸadığı bölge; kuzeybatıdan, güneydoÄŸuya doÄŸru uzanan bir ÅŸerit içinde yer alıyor. Irak’ın kuzeybatısındaki Tel Afer’den, güneydoÄŸusundaki Mendeli’ye kadar olan yöreyi kapıyor. Türkmenlerin yoÄŸunlukta olduÄŸu 5 vilayet; Musul, Kerkük, Erbil, Selahaddin ve Diyala’dır. Türkmeneli, Kürtler ile Araplar arasında bir tampon bölge gibidir.

YARIN: ITC Türkiye Temsilcisi Ahmet Muratlı, Kerkük’te katliamdan nasıl kurtuldu?

Hazırlayan: Hakkı KURBAN

Tercüman

PaylaÅŸ/Kaydet

İsterseniz yorum yapabilir, veya Diğer yazılara Bakabilirsiniz.

Henüz Yorum Yok “BİR yanda KarabaÄŸ, bir yanda Kerkük”

Yorumunuzu Belirtin

Yorum göndermek için Giriş yapmalısınız.