Silopi’de kazı yapılmasını saÄŸlayan avukat Tahir Elçi: AÅŸiret reisi ve korucubaşı Osman Demir’in bir yakınının JİTEM’ce öldürülmesi üzerine kuyular 1996′da açıldı. Cesetler çıktı ama kapatıldı…
* Kuyuları açtıran avukatsınız. Kemik çıkmasını bekliyor muydunuz? Sinan Tesisleri denilen yerde açılan kuyularda JİTEM tarafından öldürülmüş insanlara ait ceset veya kalıntıların bulunacağını bekliyordum. Bu tesislerin hemen arkasındaki Doruklu köyünden bir müvekkillim 1994- 1995 yılında bu tesisin bahçesindeki kuyunun üzerinde yapılan JİTEM infazlarıyla ilgili tanıklığını anlatmıştı. Köylüler, yaz akÅŸamları damda otururken JİTEM’in infaz timine ait bir otomobil, ana yoldan saparak ve zikzaklar çizerek tesisin arkasındaki kuyunun başına gidiyor, 1-2 silah sesinden sonra otomobil aynı hızla yeniden ana yola girip uzaklaşıyor. Bu sıklıkla tekrarlanıyor.
* Kimse bakmamış mı bu tarihe kadar? 1996′da açılıyor. Ancak karşılaşılan korkunç manzara ve o tarihteki psikolojik ortam nedeniyle üzeri yeniden kapatılıyor. Tanıklar var.
* Nasıl açılıyor bu kuyu? Korucubaşı ve aÅŸiret reisi Osman Demir’in bir akrabası, JİTEM’ce öldürülüp bu kuyuya atılıyor. Ama Demir’in adamları, JİTEM’cileri takip ediyor. Sonra bu kuyu açılıyor, 5-6 ceset çıkartılıyor. Ama baktılar ki, cesetlerin sonu yok, kuyu hemen geri kapatılıyor. Bu kuyular faili meçhul cinayetlerin simge ve sembolü.
* Kuyuların açılıp cesetlerin çıkartılmasıyla ilgili o dönemde yasal bir işlem yapılıyor mu? Hayır. Ama kuyuların açılmasının tanıkları şimdi bunları savcıya anlatacak.
* Kaç kiÅŸinin cesedi kuyularda olabilir? Hepsi kuyularda olmazsa da, Silopi ve Cizre’de kimliÄŸi saptanmadan gömülen ya da halen kimsesizler mezarlığında bulunan yüzlerce cesetten söz etmek mümkün. 1990′larda JİTEM infaz grupları tarafından tek tek veya bazen birkaç kiÅŸi toplu olarak alınıp götürülen kiÅŸiler öldürüldükten sonra kimliklerinin teÅŸhisine yarar her türlü eÅŸyaları alınarak cesetleri bırakılıyordu. Daha sonra bir ÅŸekilde resmi makamlar cesetleri alıp 3 gün morgda beklettikten sonra, yakınları sahip çıkmayınca kimliÄŸi belirsiz olarak gömülüyordu. O yıllarda öyle korkunç ve dehÅŸet bir hava hâkimdi ki kimse korkudan “Åžu ceset yakınıma ait” diyemiyordu. KimliÄŸi belirsiz olarak gömülecek cesedin normal ÅŸartlarda otopsi iÅŸlemi sırasında teÅŸhise olanak verecek ÅŸekilde fotoÄŸraflanması, bunların dosyaya konulması ve belediyenin, mezarına bir numara verilmesi gerekiyordu. Ama bunların hiçbiri yapılmadı.
*
Cinayetler en çok nerelerde iÅŸleniyordu? Özellikle Diyarbakır ve Silopi’de yoÄŸunlaÅŸtı. JİTEM ekibi, Diyarbakır’dan birini alıp cesedini Cizre veya Silopi yakınlarına atıyor, Cizre’den aldığını da getirip Diyarbakır JİTEM de sorgulayıp Diyarbakır, Elazığ veya Åžanlıurfa civarına atıyordu. Diyarbakır’da gözaltına alınan Murat Aslan’ın cesedi Abdülkadir Aygan’ın beyanları üzerine Silopi BOTAÅž Karakolu’nun yakınında bulundu. Cizre’de alınan İzettin Acet ve Emin Kaynar ise Åžanlıurfa sınırları içinde kafalarına kurÅŸun sıkıldıktan sonra, üzerlerine benzin dökülerek yakıldı. Bunların belgesi, delili ve dosyası var. Ama ne yazık ki bu güne kadar bu olaylarla ilgili kayda deÄŸer bir soruÅŸturma yapılmadı. Adli ve idari makamlar, GüneydoÄŸu’da bir tavuk çalındığında gösterdikleri hassasiyeti ve ciddiyeti insanların kafalarına kurÅŸun sıkılıp, yakılmasına karşı göstermediler.*
Bolu-Düzce- Sapanca’daki cinayetlerdeki gibi ölüm üçgeni var mı? Var. Diyarbakır-Cizre- Silopi güzergâhı. . Bu güzergâh 1987′ye, JİTEM’in kuruluÅŸuna kadar uzanmaktadır. JİTEM’in ilk faal grup komutanlıkları ve timlerinin bulunduÄŸu bölge Diyarbakır ve Silopi’dir. Ahmet Cem Ersever ve Arif DoÄŸan, buralarda faaliyet yürütüyordu. Benim müdahil avukat olduÄŸum JİTEM davasında müvekkillerimin üç yakını 1989′da Cem Ersever ve Arif DoÄŸan’ın talimatıyla gözaltına alındıktan sonra Silopi JİTEM’ de sorgulanıyor, ardından İdil’de kurÅŸuna diziliyor. İşte o günün Jİ- TEM liderlerini bugün Ergenekon soruÅŸturmasının önemli aktörleri olarak görüyoruz. Bütün bu olaylar, belgeler ve dosyalar incelendiÄŸinde Ergenekon soruÅŸturmasının JİTEM’i de kapsamadan saÄŸlıklı yürümeyeceÄŸi ortada. 20 yıldır süren JİTEM soruÅŸturmasına, bir hukuk devletinde olması gereken asgari özen gösterilseydi, 2003- 2004 yıllarında darbe planları bu kadar rahat yapılamazdı.* Sizin avukatlığınızı yaptığınız kaç faili meçhul dosya var?Devletin görünen resmi güçlerince, örneÄŸin üniformalı birliklerinin sorumlu olduÄŸu ölümleri bu kategoriye koymuyorum. Sivil görevliler ile onlarla birlikte olan itirafçı ve diÄŸer sivillerden oluÅŸan infaz gruplarının yani JİTEM’in öldürdüğü ve kaybettiÄŸi 50 kiÅŸiden söz edebilirim.
* Arif DoÄŸan’ın da sanık olduÄŸu JİTEM davası ne aÅŸamada?Olayların baÅŸladığı tarihten neredeyse 20 yıl sonra, davanın açıldığı tarihten 10 yıl sonra, daha yeni yetkili ve görevli mahkeme belirlendi. Mahkeme, en son Ergenekon iddianamesini istedi, ayrıca JİTEM konusunda Hanefi Avcı’nın dinlenmesi ve Arif DoÄŸan’la ilgili ikinci iddianamenin de incelenmesi konularında duruÅŸma arasında bir karar vermek üzere oturumu erteledi. Edirne Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, mutlaka dinlenmeli. Çünkü o döneme Diyarbakır İstihbarat Daire Müdürü’ydü. Her ÅŸeyi biliyor. Diyarbakır’daki JİTEM ana davasındaki belgelerde Avcı’nın çok ÅŸey bildiÄŸi görülüyor. Bunların bir kısmını da Susurluk’ta anlattı zaten.
Sabah
Yorum göndermek için Giriş yapmalısınız.