Sunday, May 20, 2012 7:57

Ölüm kuyuları açma ilk değilmiş.

Posted by admin on Pazartesi, Mart 16, 2009, 19:00
Bu Yazı Genel Kategorisinde ve 0 Yorum var.

Silopi’de kazı yapılmasını saÄŸlayan avukat Tahir Elçi: AÅŸiret reisi ve korucubaşı Osman Demir’in bir yakınının JİTEM’ce öldürülmesi üzerine kuyular 1996′da açıldı. Cesetler çıktı ama kapatıldı…


Silopi Cumhuriyet BaÅŸsavcılığı’nın 10 gündür ölüm kuyularında yürüttüğü kazılar tamamlandı. 3 kuyudan; kemik parçaları, bir kafatası, elbise parçaları ve düğümlü ip gibi materyaller bulundu. Yıllardır JİTEM tarafından öldürülen insanların bu kuyulara atıldığı iddiası var. Peki, bu kemiklerin kimlere ait olduÄŸu nasıl tespit edilecek? Yakınları kaybedilenler ne yapmalı? JİTEM sorgularında kaybedilen insanlar gerçekten bu kuyulara mı atıldı? BaÅŸka nerelere gömüldüler? İşte bu soruları ölüm kuyularını açtıran isim olan avukat Tahir Elçi’ye sorduk. Elçi, 1992′den bu yana neredeyse bütün yaÅŸamını kayıplar ve davalarına adamış durumda. İlk önce Ergenekon’da da yargılanan emekli albay Arif DoÄŸan’ın aralarında yer aldığı sanıklar hakkında ölümlerle ilgili JİTEM davasının açılmasını saÄŸladı. Elçi, ÅŸimdi Ergenekon’da yargılanan JİTEM’cilerin GüneydoÄŸu’daki faili meçhul cinayetlerden de yargılanması için çaba sarf ediyor. En büyük yakınması ise ölüm kuyularında bulunan kemiklerin medyada yeterince yankı bulamaması. Haksız da sayılmaz Åžili’de toplu mezarlar açıldığında bütün dünya basınında yer almıştı.

* Kuyuları açtıran avukatsınız. Kemik çıkmasını bekliyor muydunuz? Sinan Tesisleri denilen yerde açılan kuyularda JİTEM tarafından öldürülmüş insanlara ait ceset veya kalıntıların bulunacağını bekliyordum. Bu tesislerin hemen arkasındaki Doruklu köyünden bir müvekkillim 1994- 1995 yılında bu tesisin bahçesindeki kuyunun üzerinde yapılan JİTEM infazlarıyla ilgili tanıklığını anlatmıştı. Köylüler, yaz akÅŸamları damda otururken JİTEM’in infaz timine ait bir otomobil, ana yoldan saparak ve zikzaklar çizerek tesisin arkasındaki kuyunun başına gidiyor, 1-2 silah sesinden sonra otomobil aynı hızla yeniden ana yola girip uzaklaşıyor. Bu sıklıkla tekrarlanıyor.

* Kimse bakmamış mı bu tarihe kadar? 1996′da açılıyor. Ancak karşılaşılan korkunç manzara ve o tarihteki psikolojik ortam nedeniyle üzeri yeniden kapatılıyor. Tanıklar var.

* Nasıl açılıyor bu kuyu? Korucubaşı ve aÅŸiret reisi Osman Demir’in bir akrabası, JİTEM’ce öldürülüp bu kuyuya atılıyor. Ama Demir’in adamları, JİTEM’cileri takip ediyor. Sonra bu kuyu açılıyor, 5-6 ceset çıkartılıyor. Ama baktılar ki, cesetlerin sonu yok, kuyu hemen geri kapatılıyor. Bu kuyular faili meçhul cinayetlerin simge ve sembolü.

* Kuyuların açılıp cesetlerin çıkartılmasıyla ilgili o dönemde yasal bir işlem yapılıyor mu? Hayır. Ama kuyuların açılmasının tanıkları şimdi bunları savcıya anlatacak.

* Kaç kiÅŸinin cesedi kuyularda olabilir? Hepsi kuyularda olmazsa da, Silopi ve Cizre’de kimliÄŸi saptanmadan gömülen ya da halen kimsesizler mezarlığında bulunan yüzlerce cesetten söz etmek mümkün. 1990′larda JİTEM infaz grupları tarafından tek tek veya bazen birkaç kiÅŸi toplu olarak alınıp götürülen kiÅŸiler öldürüldükten sonra kimliklerinin teÅŸhisine yarar her türlü eÅŸyaları alınarak cesetleri bırakılıyordu. Daha sonra bir ÅŸekilde resmi makamlar cesetleri alıp 3 gün morgda beklettikten sonra, yakınları sahip çıkmayınca kimliÄŸi belirsiz olarak gömülüyordu. O yıllarda öyle korkunç ve dehÅŸet bir hava hâkimdi ki kimse korkudan “Åžu ceset yakınıma ait” diyemiyordu. KimliÄŸi belirsiz olarak gömülecek cesedin normal ÅŸartlarda otopsi iÅŸlemi sırasında teÅŸhise olanak verecek ÅŸekilde fotoÄŸraflanması, bunların dosyaya konulması ve belediyenin, mezarına bir numara verilmesi gerekiyordu. Ama bunların hiçbiri yapılmadı.

* GüneydoÄŸu’da Silopi’den baÅŸka bu ÅŸekilde baÅŸka kuyular veya ‘JİTEM mezarlığı’ diyebileceÄŸimiz yerler var mı? JİTEM’in öldürdüğü bütün sivilleri kuyulara veya Tuncay Güney’in dediÄŸi gibi asit kuyularına attığını zannetmiyorum. Güney, biraz abartıyor. JİTEM, o tarihlerde o kadar rahat, gün ortasında insanları evlerinden, iÅŸyerlerinden insan alıp götürüyordu ki, sorguladıktan sonra öldürüp, saÄŸa-sola atıyordu. Bölgedeki herhangi bir kuytu yer JİTEM’in infaz ettiÄŸi insanların cesetlerini bıraktığı nokta olabilir. Ölüm tarlaları var. Aslında GüneydoÄŸu’nun neredeyse her yerleÅŸim biriminde bir kimsizler mezarlığı var; Cizre’de, Diyarbakır Mardinkapı’da… Her bayram ve cuma akÅŸamları insanlar mezarlıklara gidip ölülerini ziyaret eder, dua okur. Ardından bir de kimsesizler mezarlığının başına gidip, orada dua okur. Bu gelenek haline geldi.

* Cinayetler en çok nerelerde iÅŸleniyordu? Özellikle Diyarbakır ve Silopi’de yoÄŸunlaÅŸtı. JİTEM ekibi, Diyarbakır’dan birini alıp cesedini Cizre veya Silopi yakınlarına atıyor, Cizre’den aldığını da getirip Diyarbakır JİTEM de sorgulayıp Diyarbakır, Elazığ veya Åžanlıurfa civarına atıyordu. Diyarbakır’da gözaltına alınan Murat Aslan’ın cesedi Abdülkadir Aygan’ın beyanları üzerine Silopi BOTAÅž Karakolu’nun yakınında bulundu. Cizre’de alınan İzettin Acet ve Emin Kaynar ise Åžanlıurfa sınırları içinde kafalarına kurÅŸun sıkıldıktan sonra, üzerlerine benzin dökülerek yakıldı. Bunların belgesi, delili ve dosyası var. Ama ne yazık ki bu güne kadar bu olaylarla ilgili kayda deÄŸer bir soruÅŸturma yapılmadı. Adli ve idari makamlar, GüneydoÄŸu’da bir tavuk çalındığında gösterdikleri hassasiyeti ve ciddiyeti insanların kafalarına kurÅŸun sıkılıp, yakılmasına karşı göstermediler.

* Bolu-Düzce- Sapanca’daki cinayetlerdeki gibi ölüm üçgeni var mı? Var. Diyarbakır-Cizre- Silopi güzergâhı. . Bu güzergâh 1987′ye, JİTEM’in kuruluÅŸuna kadar uzanmaktadır. JİTEM’in ilk faal grup komutanlıkları ve timlerinin bulunduÄŸu bölge Diyarbakır ve Silopi’dir. Ahmet Cem Ersever ve Arif DoÄŸan, buralarda faaliyet yürütüyordu. Benim müdahil avukat olduÄŸum JİTEM davasında müvekkillerimin üç yakını 1989′da Cem Ersever ve Arif DoÄŸan’ın talimatıyla gözaltına alındıktan sonra Silopi JİTEM’ de sorgulanıyor, ardından İdil’de kurÅŸuna diziliyor. İşte o günün Jİ- TEM liderlerini bugün Ergenekon soruÅŸturmasının önemli aktörleri olarak görüyoruz. Bütün bu olaylar, belgeler ve dosyalar incelendiÄŸinde Ergenekon soruÅŸturmasının JİTEM’i de kapsamadan saÄŸlıklı yürümeyeceÄŸi ortada. 20 yıldır süren JİTEM soruÅŸturmasına, bir hukuk devletinde olması gereken asgari özen gösterilseydi, 2003- 2004 yıllarında darbe planları bu kadar rahat yapılamazdı.

* Bulunan kemikler ve kafatasıyla ilgili yasal prosedür ne olacak? Bulunan parçalar büyük ihtimalle kayıp insanlara ait. Ama yine de bu kemikve bulgular savcılık tarafından kaydageçirildikten sonra bu hafta öncelikle nitelik saptaması için Adli Tıp’a gönderilecek. Buluntular insana mı yoksa baÅŸka bir canlıya mı ait? Sonrasında da bukemiklerden elde edilecek örnekler ilekayıp yakınlarından alınacak kan örneklerinin karşılaÅŸtırılması yoluyla DNA incelemesinin yapılması gerekiyor. Öldürülen insanlarla ilgili ne fotoÄŸraflama ne de numaralandırma yapılmadığı için bu tespit zor olacak.Åžimdi biri gelip “Yakınımın ÅŸu kimsesizler mezarlığında bulunduÄŸunu düşünüyorum” dese teÅŸhis yapmak neredeyse olanaksız olacak.

* Kayıp aileleri ne yapmalı?Çok sayıda kayıp yakını bir süre önce Silopi Cumhuriyet BaÅŸsavcılığı’na baÅŸvurmuÅŸtu zaten. Ama, savcılığın çaÄŸrısını beklemeden de bulunan bulguların yakınlarına ait olup olmadığının saptanması için kan örneklerinin alınmasını istemelerinde yarar var.

* Sizin avukatlığınızı yaptığınız kaç faili meçhul dosya var?Devletin görünen resmi güçlerince, örneÄŸin üniformalı birliklerinin sorumlu olduÄŸu ölümleri bu kategoriye koymuyorum. Sivil görevliler ile onlarla birlikte olan itirafçı ve diÄŸer sivillerden oluÅŸan infaz gruplarının yani JİTEM’in öldürdüğü ve kaybettiÄŸi 50 kiÅŸiden söz edebilirim.

* Arif DoÄŸan’ın da sanık olduÄŸu JİTEM davası ne aÅŸamada?Olayların baÅŸladığı tarihten neredeyse 20 yıl sonra, davanın açıldığı tarihten 10 yıl sonra, daha yeni yetkili ve görevli mahkeme belirlendi. Mahkeme, en son Ergenekon iddianamesini istedi, ayrıca JİTEM konusunda Hanefi Avcı’nın dinlenmesi ve Arif DoÄŸan’la ilgili ikinci iddianamenin de incelenmesi konularında duruÅŸma arasında bir karar vermek üzere oturumu erteledi. Edirne Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, mutlaka dinlenmeli. Çünkü o döneme Diyarbakır İstihbarat Daire Müdürü’ydü. Her ÅŸeyi biliyor. Diyarbakır’daki JİTEM ana davasındaki belgelerde Avcı’nın çok ÅŸey bildiÄŸi görülüyor. Bunların bir kısmını da Susurluk’ta anlattı zaten.



Sabah

PaylaÅŸ/Kaydet

İsterseniz yorum yapabilir, veya Diğer yazılara Bakabilirsiniz.

Henüz Yorum Yok “Ölüm kuyuları açma ilk deÄŸilmiÅŸ.”

Yorumunuzu Belirtin

Yorum göndermek için Giriş yapmalısınız.