
Gazeteci-Yazar Hüsnü Mahalli, Hukukun Üstünlüğü DerneÄŸi’nde konuÅŸtu. OrtadoÄŸu üzerine konuÅŸan Hüsnü Mahalli, Türkiye’nin bölgedeki etkisinden yaÅŸanan çatışmaların arkaplanına, Filistin meselesinin tarihi seyrinden Hizbullah-İsrail mücadelesinin gerçek sebebine kadar pek çok hususa açıklık getirdi.

“1915′TEN 2009′A İSRAİL FİLİSTİN’İ NASIL ADIM ADIM İŞGAL ETTİ?”
KonuÅŸmasının başında Filistin’in iÅŸgal sürecini gösteren haritayı gösteren Mahalli, 1915′ten bu yana Filistin’in adım adım iÅŸgal edildiÄŸini ifade etti. “İşte bu harita herÅŸeyi hatırlıyor. BaÅŸka birÅŸey konuÅŸmaya gerek yok. 1915 yılında görüyorsunuz Filistin’in tamamı yeÅŸil. 1915′ten 2008′e kadar Yahudiler Filistin toprağını nasıl ele geçirmiÅŸler görüyorsunuz bu haritada. Åžimdi bu sorun varken neyi konuÅŸalım ki? Ben geleceÄŸim, evinizin önce bir odasını sonra iki odasını üç odasını iÅŸgal edeceÄŸim. Sonra sizi, balkonda yaÅŸamaya zorlayacağım. Aynen yaÅŸanan hadise budur. Hal
böyleyken uluslararası hukuk nasıl İsrail’i haklı buluyor? EÄŸer bu konuda İsrail’i haksız bulmak anti-semitizm ise ben bir anti-semitistim.EÄŸer bir adam, yahudi olduÄŸu için Leningrad’dan, İzmir’den, Etiyopya’dan Filistin’e göç ettirilen bir Yahudi, Filistinlileri öldürüyorsa ve bunu yahudi olduÄŸu için yaptığını söylüyorsa, buna karşı olduÄŸum için ben mi anti-semitist oluyorum?Malezya’dan, Rusya’dan ve dünyanın dört bir yanından Filistin’e göç eden yahudiler ile dünyanın geliÅŸmiÅŸ ülkelerinden göç eden yahudilerin ortak noktası nedir? Hepsi, Filistin’i kutsal kabul ediyor. Ancak orası Müslümanlar için de hristiyanlar için de kutsal. Åžimdi kalkıp 1.5 milyar Müslüman olarak, Filistin’e göç etsek kutsal olduÄŸu için, ne olur? Yahut 1.5 milyar hristiyan kalkıp Filistin’e göç etmeye karar verirse ne olur? Filistin dediÄŸiniz, haritada gördüğünüz tüm alan 27.000 kilometre karedir. Yani Adapazarı kadar.Son 15 yılda, Sovyetler dağıldıktan sonra, Batı Åžeria’ya yaklaşık 700.000 yahudi getirilerecek yerleÅŸtirildi. O yüzden bu harita bu halde, fare kemirmiÅŸ gibi. Haritada gördüğünüz, yeÅŸil alanlardaki beyaz kısımlar hep yahudi yerleÅŸim birimleri. Batı Åžeria’da 600 İsrail kontrol noktası vardır. 16 yaşında olan her yahudinin mutlaka silahı vardır. Bundan hariç bir de kontrol noktaları var. Bunlar da ciddi ciddi psikolojik baskı demek aslında.Åžimdi birileri çıkıp diyor ki ‘Filistin halkı İsrail’i rahatsız ediyor’.” ÅŸeklinde sözlerini sürdüren Hüsnü Mahalli, bölgedeki dengelerin İsrail tarafından oluÅŸturulduÄŸunu ve bu operasyonun da bu dengenin bir unsuru olduÄŸunu öne sürdü.
“HAMAS ORTADA YOKKEN İSRAİL NİÇİN İŞGAL ALTINDA TUTUYORDU FİLİSTİN’İ?”
Filistin’de olan bitenin yeni bir mesele olmadığını ve İsrail’in gerekçe olarak dünyaya deklare ettiÄŸi olaylarla ilgisi bulunmadığını da belirten Mahalli şöyle konuÅŸtu: Bu 42 yıldır yaÅŸanan bir dram. Filistinliler füze atıyor. Filistin meselesi ile ilgili söylenen herÅŸey yalan medyada. Mesela füzeler, füze diye birÅŸey yok. Yalan söylüyorlar. Bu topraklar 1967′de iÅŸgal edildi, Hamas ilk füzeyi 2001′de fırlattı. Füze nedir biliyor musunuz? Soba borusu.Åžu Gazze dediÄŸiniz yer nedir biliyor musunuz? İşgal altında, kuÅŸatma altında bir halk demektir. Havadan, karadan, denizden, yeraltından, yer üstünden… KuÅŸatma altında bir halk demektir.Nasıl füze yapabilir? Filistin halkı, egsoz borularından, soba borularından, su borularından birÅŸeyler yapıyor. İçine koydukları beÅŸ kilo, üç kilo patlayıcı. Bu da ancak 2001′den beri atılabiliyor füze. Peki 2001′den evvel niçin öldürüyordu İsrail Gazze’deki insanları? 1995′ten önce Hamas yoktu. 1987′de kuruldu, 1995′te operasyonlara baÅŸladı. Åžimdi eÄŸer barış olursa, Batı Åžeria ve Gazze’de kıytırık bir Filistin devleti kurulursa, Arap devletleri de İsrail’i tanıyıp diplomatik iliÅŸki kuracak. AnlaÅŸma böyle. Araplar gidip gelecek vesaire. Böyle birÅŸeyi düşünebiliyor musunuz?Kimse bunun hayalini kurmasın, İsrail ile asla barış olmayacak. İsrail’in böyle bir mantığı yok.Kenya’dan gelen Yahudi ile Amerika’dan gelen Yahudiyi bir arada tutan duygu birliÄŸi, kültür birliÄŸi nedir? Öldürmektir.Çünkü İsrail’e göç ettiÄŸiniz zaman, nereden gelirseniz gelin sizi üç-beÅŸ hafta beyin yıkama kursuna alıyorlar. O kurslarda size, on altı yaşında iseniz zaten silahlı eÄŸitim verilir. Size verilen mesaj ÅŸudur: Bu topraklar sizin, nasıl isterseniz öyle davranın. Bu halkla nasıl barış yapacaksınız? Bu halkın Araplar ile Müslümanlar ile Hristiyanlar ile birlikte yaÅŸadığını düşünebiliyor musunuz?
“İNGİLİZLER BİR PLAN YAPTI, 100 YILDIR BU PLANI KONUÅžUYORUZ”
OrtadoÄŸu’nun tarihi sürecine atıfta bulunan Hüsnü Mahalli, bölgede yaÅŸananların esasında OrtadoÄŸu’nun kaderi manası taşıdığını dile getirerek, ÅŸunları ifade etti: Bu mesele aslında bu coÄŸrafyanın kaderidir. Dine gitmeyeceÄŸim bu konuda. Bütün mesele budur. Bu coÄŸrafyada olan biten herÅŸeyin sebebi budur. Osmanlı bu yüzden dağıtılmıştır. İttihat ve Terakki bu yüzden kuruldu. Jön Türkler ve benzeri. Hepsinin nedeni Filistin meselesidir. Bu baÅŸarılı bir planlamadır, İngilizler açısından. Adamlar müthiÅŸ bir planlama yapmışlar. Churchill de böyle diyor zaten. “200 yılı planlayamayan adam politikacı olamaz.” DoÄŸru, adamlar bir plan yapmışlar, 100 yıldır bunu konuÅŸuyoruz, merak etmeyin, bir 100 yıl daha da konuÅŸacağız. Biz akıllanıncaya kadar sürecek bu böyle.
“KÜRT MESELESİNİ YEDEKTE BEKLETİYORLAR”
Bölgesel sorunların içerisinde Kürt meselesinin de ayrı bir yeri olduÄŸunu dile getiren Hüsnü Mahalli, Filistin meselesine paralel olarak Kürt kartının da oynandığını iddia etti.”Yedekte bir konu daha var. Kürt meselesi. Zamanı gelince o da kullanılacak. Zaten Kürt meselesi ile bu mesele zamanlama açısından bir tercih meselesi idi. KeÅŸke, o zaman bir Kürt devleti kurulsa idi o zaman. Bazıları kızıyor böyle söyleyince. Ama ne olacak? Onlar da Müslüman, kardeÅŸ kardeÅŸ yaÅŸardık.Ancak İngilizler uyanık. Kürtleri dört coÄŸrafyaya ayırdılar. Türkiye, Suriye, İran, Irak… 1917 yılında Belfour’da Kürtlere toprak teklif ettiklerinde, Filistin meselesi gündemlerinde bile yoktu. Çünkü Kürtler bu coÄŸrafyanın insanı, dışarıdan getirmeye gerek yok. Kürt meselesi için engel çıkartan kimdi? Saddam mı? Saddam’dan kurtulmak isteseler, 1991′de kurtulurlardı. Ben o savaşın bizzat içindeydim. Saddam arabasına binmiÅŸ Ürdün’e kaçıyordu. Haber gönderdiler, ‘Nereye gidiyorsun? Bizim seninle iÅŸimiz yok, gel BaÄŸdat’a otur.’ dediler. Saddam da döndü BaÄŸdat’a, ambargoyu koyup, on bir yıl daha oturtturdular Saddam’ı. İşleri bitince de Saddam’ı indirdiler. Nitekim de öyle oldu. Saddam’ı ihbar eden kendi özel kalem müdürü. Uday ve Kusay için de aynı ÅŸey sözkonusu. Yani bu ülkenin bu kadar darp edilmesine, 1 milyon insanın
öldürülmesine ne gerek vardı? Bunlar zaten yapılabilirdi. Burada asıl hikaye, Arapları, Müslümanları aÅŸağılamak. Buna gerek olduÄŸunu düşünüyorlar.O günkü koÅŸullarda bu topraklarda henüz Kürt meselesi olgunlaÅŸmamıştı. İran-Irak savaşı yeni bitmiÅŸti. Elinizde böyle mesele var, bakmayın siz Türkiye’de PKK olduÄŸu için tartışılmıyor bu mesele. Böyle sıcak bir gündem olduÄŸu için Kürt meselesini konuÅŸuyoruz. EÄŸer dünyada bu konu konuÅŸulmasa biz konuÅŸmuyor olurduk. Düşünce ve strateji kuruluÅŸları Batı’da bu meseleyi konuÅŸtukları için biz de konuÅŸuyoruz.Irak olsun, Taliban olsun, Kürt meselesi olsun, Batılıların belirlediÄŸi gündem çerçevesinde konuÅŸuyoruz. Gazze’yi konuÅŸtuk iki aydır. Niçin konuÅŸuyoruz? Gazze hep orada duruyordu, açtı, susuzdu. Niçin ÅŸimdi vurdular? Çünkü bizim bu meseleyi ÅŸimdi konuÅŸmamızı istediler.” ÅŸeklinde sözlerini sürdüren Mahalli, Kürt meselesinin de yeri geldikçe kaşınılacağını sözlerine ekledi.
“ERDOÄžAN’IN YAPTIKLARININ NE KADAR ÖNEMLİ OLDUÄžU ŞİMDİ ANLAÅžILIYOR”
BaÅŸbakan ErdoÄŸan’ın, dış politika konusunda yaptığı çıkışların da oldukça ciddi bir etki oluÅŸturduÄŸunu söyleyen Hüsnü Mahalli, ErdoÄŸan’ın nasıl gündem belirlediÄŸini, “BaÅŸbakan’ın Kafkas Savaşı sırasında ‘Kafkas Paktı’ meselesini gündeme getirmesi, gündem oluÅŸturmaktır. Türkiye BaÅŸbakanı’nın konumunu zihinlerinde bir yere oturtamıyorlar. Bundan rahatsız oluyorlar. İsrail’e katil denilmesi birÅŸey ifade etmiyor. Zaten katil, onu söylediÄŸin zaman gülümsüyorlardır. Ama BaÅŸbakan Davos’ta, o insanlara ‘Durun bakalım, burada yalan söyleyemezsiniz’ dedi. O insanları aÅŸağılamış oldu. Bundan rahatsızlar. BeÅŸar Esad ile ErdoÄŸan arasındaki iliÅŸki. Emine ErdoÄŸan ile ile BeÅŸar Esad’ın eÅŸi arasındaki iliÅŸki. Hep rahatsız oluyorlar bunlardan.ArkadaÅŸlar ile konuÅŸuyoruz bazen. Dış Politika’da hiçbirÅŸeye bir anda karar verilmiyor. 1 Mart’ta ne olduÄŸunu yeni anlıyoruz mesela. 1 Mart’ta tezkerenin reddedilmesinin ne kadar önemli olduÄŸu 5 yıl sonra anlaşıldı. Åžimdi biz o günkü ÅŸartlarda, bunun ne kadar önemli olduÄŸunu söylediÄŸimizde, insanlar bazı korkularla konuÅŸtular. Özellikle köşebaÅŸlarını tutanlar konuÅŸtular. Yok ABD’de artık kimse telefonumuza çıkmazmış, IMF şöyle yaparmış, yahudi lobileri böyle yaparmış. Hiçbir ÅŸey oldu mu?” sözleriyle anlattı.
“İSRAİL’İN AMACI BÖLGEDE KİMİN NE YAPABİLECEĞİNİ ÖĞRENMEK”
OrtadoÄŸu’da ve bölgede yaÅŸanan herÅŸeyin İsrail tarafından dünyanın başına sarılan sorunlar olduÄŸunu iddia eden Mahalli şöyle konuÅŸtu: Åžimdi bütün mesele, Sudan olsun, Darfur olsun, GüneydoÄŸu meselesi olsun, İran meselesi olsun, Kuzey Irak meselesi olsun… Ne konuÅŸuyorsak, hepsi İsrail’in meselesi. Hiç oturup da hayal kurmayalım.2006 Hizbullah-İsrail savaşını ele alalım. Ne oldu 2006′da? İsrail, Hizbullah’a saldırdı. Niçin saldırdı? Hizbullah, Lübnan’daki sınırın tümünü kontrol ediyordu. EÄŸer İran İsrail tarafından vurulursa, söylüyor ya vuracağını, İran, İsrail’i vuramaz. Yaklaşık 4.000 kilometre var çünkü. Füzeler geçerken, ya Irak’taki radarlar tespit edecek ABD düşürecek ya da Ürdün’deki ABD üsleri tarafından düşürülecek. İran istediÄŸi kadar füze geliÅŸtirsin. Vuramayacak İsrail’i. Kim vuracak İsrail’i? Hizbullah vuracak. Hizbullah’ın 40.000 ile 80.000 arasında militanı var. Hizbullah militanlarının omuzlarında taşıyabileceÄŸi 30.000 - 35.000 füze var. Resmi rakamlar bunlar. Hizbullah militanları ki, bu füzeler Hamas’ın elindeki füzeler gibi deÄŸil, 350 kilometreye füze atabilirler. İran’dan alıyorlar bu füzeleri. Yani o füzeler İsrail’in nükleer tesislerini vurabilir. Bu mesele artık ölüm kalım meselesi halini aldığında, Hizbullah militanları alacakları füzeleri, fırlatacaklar İsrail’e. Hizbullah savaşı bu yüzden oldu. Hizbullah’ın elinde ne olduÄŸunu görmek istiyorlardı. Ki ben saldırdığı ilk gün Beyrut’un güneyinde idim. O zaman İsrail, ABD’den on gün istedi, Hizbullah’ı bitirmek için. Ancak 33 gün sonunda ABD’ye yalvardı ateÅŸkes için, tarihinin en büyük yenilgisini aldı.
Yorum göndermek için Giriş yapmalısınız.