Aşağıda ZAMAN gazetesinden bir söyleşi var güzelmiş yazımızın devamında yayınlıyoruz.
Dikak ettinizmi bilmem ama bu sıralar bizim başbakana bi haller oluyor.
Hele bi DAVOS yiÄŸitliÄŸi yaptı ki PEH PEH PEH….
Bunu olacağı belliydi. Zaten israilin barbar ve zalimliÄŸne sürekli sert söylemlerde bulunuyor çemkiriyor fakat bunları hep ferdi olarak yapıyordu. Devlet düzeyinde biÅŸey olmadı. Büyükelçimiz orda ticaret de iyi gidiyor.Â
Başbakana ya bunlarıda yap al şu büyükelçiyi deyince bekar olsa idim yapardım..Size karı boşamak kolay geliyor diyor. Acaba Emine Hanıma akşam hesapmı veriyor sabah yaptıkları için diye düşünüyorum. Veya biz Bekarları başbakan yapalım :)
Davos toplantısını izlemeyenimiz yok. İçerde ne ister övelim ister eleştirelim dışarıda o bizim başbakanımızdır. !
İsrail devlet olarak her toplantıda ULUSAL YALANlarını söylüyor ve Peres alkışlanıyorsa bizim Başbakanımızın yaptığı az bile. Buda dipnot olarak söylenmesi gerkli bence.. Ben bekarım 26 yaşım daha şimdi birkaç gözlemim var o toplantıdan onu söyliyeceğim rahatlıkla :)
1 - Zaten davos öncesinde ki çıkışları ile bunu yapacağı az çok belli idi zaten ve yapmasıda lazımdı ama.
2 - BaÅŸbakan Yahudilerin 6.emrini ve  yazar ve ÅŸarkıcıdan yaptığı alıntıları kağıttan okuyordu. Demekki kafaya koymuÅŸ bunları söyleyecekti de araya iÅŸte “Sesin çok çıkıyor” gibi bikaç latife karıştır. Yani baÅŸbakanımız acaba bunları söyleyemedik - okuyamadım diyemi kızıyor yoksa hakkaten vicdan mı - moderatör mü .. ?
3 ve benim en çok aklımı kurcalayan nokta da : “Bana 2 baÅŸbakanınızın önemli sözleri vardır. ” dedi.
Şimdi düşünüyorum bunu bir kişinin diğer bir kişise söylemesi için birkaç ihtimal vardır.
- Çok Samimi olması lazımki tepki götmeyeceini bilsin
- veya düşman olacak vurup kaçacak
- son olarak filistin ve o coÄŸrafya ile hiç ilgisi olmayacak adam tankla girmiÅŸ .öldürmüş bunları ve bilecek ne duymuÅŸ olacak dolayısı ile umrunda olmayacak.Â
bunu haricinde biÅŸeyler varsa ozaman ÅŸunu demek lazım :  Bu adamlar Tank Üzerinde girmek Çok HoÅŸuma gidiyor Derken Siz Ne yapıyordunuz ? Â
Biri bana deseki ÅŸu senin kardeÅŸin veya dayı oÄŸlun amcaoÄŸlun … a  eziyet etmek çok hoÅŸuma gidiyor dese. Bende onu gitsem o yakınıma desem  : “ya birisi var sana eziyet etmek çok hoÅŸuma gidiyor dedi , seni küçük düşürdü , hor gördü “
desem oda bana derki :” Ya sen ne yapıyordun çaksaydın aÄŸzının üstüne ikitane. Niye söylettin sen benim yakınım, can dostum kardeÅŸim deÄŸilmisin” der ve bende biÅŸey diyemem. Ya bende sana düşmanım veya kortup gülüp geçtim duymadım..
Ama iyi siyasi malzeme oldu BaÅŸakanımız ÅŸimdi arap dünyasında hangi ülkeden seçime girse alır :) Bizim bld. baÅŸkanları afiÅŸleri asmış arkasına kendi resimlerini koymuÅŸlar bile … Kar kardır…
bunlar benim TV de izleyipte kafama takılanlar idi..
Demek ki Türkiye’de kendine Biçilen misyonda ve planlarda mudahil ama taraflı gibi..Bakalım zaman ne gösterecek.. 50 yıl sonra arap dünyasında yaÅŸanmaz ama oranın lideri  Türkiye olursa yandık. Aldıklarını geri verip bakıcı yapacaklar bizi gibi duruyor sanki..Â
Åžimdi Sizi AÅŸağıdaki İsraili sevmeyen bir Yahudi’nin görüşleri ile baÅŸbaÅŸa bıraıyorum
.
.
.
.
Zaman’a çarpıcı açıklamalar yapan Shlaim, Türkiye BaÅŸbakanı’nın Batı’da ‘İsrail saldırganlığına itiraz eden lider’ olarak algılandığını vurguluyor. Hem İsrail hem de İngiliz vatandaşı olan Shlaim, Türkiye’nin arabuluculuk ÅŸansını kaybettiÄŸi iddialarına ise katılmıyor. Amerikan Kongresi ve Washington’a göre Türkiye’nin çok daha dürüst bir arabulu- cu olduÄŸunu savunuyor. Oxford’da uluslararası iliÅŸkiler hocası olan Shlaim, İsrail’in Türkiye’ye ihtiyacının, Ankara’nın Tel-Aviv’e olan ihtiyacından daha fazla olduÄŸunu düşünüyor. İsrail Silahlı Kuvvetleri’nde askerlik yapmış olan Yahudi akademisyen, kendi ülkesinin ‘ahlaksız ve vicdansız liderler’ tarafından idare edildiÄŸini söylüyor.
Â
Oxford Üniversitesi’nin Yahudi asıllı İsrail vatandaşı olan uluslararası iliÅŸkiler hocası Prof. Avi Shlaim, Zaman’ın sorularını özetle şöyle cevaplandırdı:
Â
BaÅŸbakan ErdoÄŸan ile İsrail CumhurbaÅŸkanı Åžimon Peres arasında Davos’ta yaÅŸanan gerginliÄŸi nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz? ErdoÄŸan, sizin makalenize atıf yapmaya çalışırken engellendi…
Â
Sempatim ErdoÄŸan’a. Peres son derece ÅŸaibeli bir meseleyi çok kuvvetli bir ÅŸekilde savunurken –bana göre bu durumun savunulması mümkün deÄŸildir- ErdoÄŸan’a adil bir cevap hakkı tanınmamıştır. Peres 25 dakika kesilmeden konuÅŸurken, ErdoÄŸan’a oturum baÅŸkanının tavrı son derece kaba olmuÅŸtur. Amerikalı gazeteci hem kaba hem tarafsızlıktan uzak, son derece baÅŸarısız bir oturum yönetmiÅŸtir. Peres’e istediÄŸi kadar vakit verirken, ErdoÄŸan’ı engellemiÅŸtir.
Â
ErdoÄŸan’ı haklı buluyorsunuz…
Â
Evet. ErdoÄŸan’ın hissi davrandığına katılıyorum, bazı ifadeleri son derece kuvvetliydi. Ancak bu, rezalete karşı olan hislerini dillendiriyordu. ErdoÄŸan’ın hislerinin dünyada milyonlarca insan tarafından paylaşıldığını not etmem gerekiyor. Mısır’daki ve diÄŸer Arap ve İslam ülkelerinde ErdoÄŸan bir anda kahraman oldu.
Â
Diplomatik bir tavır sergilemediÄŸi için eleÅŸtiriliyor…
Â
ErdoÄŸan’ın tavrı diplomatik deÄŸildi çünkü diplomatlar genelde çok ihtiyatlı bir dil kullanırlar ve çoÄŸu zaman da hiçbir ÅŸey söylemezler. ErdoÄŸan, kuvvetli bir dil kullandı ve onun bu hakkını destekliyorum.
Â
ErdoÄŸan’ın tepkisi Batı’da, özellikle Avrupa’da nasıl yankılandı?
Â
Genelde Batı’da özelde Avrupa’da tepki olumluydu. Zira gerçeÄŸi söyleme cesaretini gösterdi. Arap aleminde kahraman oldu. Hiçbir Arap lider ne Peres’e ne de saldırıya karşı bir laf etti. Amr Musa aynı toplantıda olmasına raÄŸmen Peres’e çıkışamadı. Peres’e itiraz eden tek siyasi lider, tek Müslüman ErdoÄŸan oldu. Batı’da İsrail saldırganlığına karşı duran bir lider olarak algılandı. Genel tepkinin olumlu olduÄŸunu söylemek gerekir.
Â
 BaÅŸbakan ErdoÄŸan, 29 Ocak’ta Davos’ta gerçekleÅŸtirilen gergin Gazze oturumunda İsrail CumhurbaÅŸkanı Peres’e Avi Shlaim’den alıntı yaparak cevap vermiÅŸti.
Â
Â
Türkiye hakikaten OrtadoÄŸu’da mühim bir rol oynayabilir mi, yoksa Türkler biraz kuvvetini abartıyor mu?
Â
Arabulucu olarak Türkiye’nin oynayabileceÄŸi büyük bir rol var. Bunu zaten İsrail-Suriye müzakerelerinde gördük. Bu müzakereleri BM, ABD, İngiltere ya da 4′lüler (ABD, AB, Rusya ve BM) yapmadı.
Â
Türkiye ayrıca dürüst bir arabulucu. Bir taraftan İsrail ile stratejik iÅŸbirliÄŸi, diÄŸer yandan Filistin ve Araplarla iyi münasebetleri var. Yani ABD gibi deÄŸil, ABD dürüst bir arabulucu da deÄŸil, hiçbir zaman da olmadı. BM Güvenlik Konseyi’nin 242 No’lu kararının kabul edildiÄŸi 1967′den bu yana sayısız barış giriÅŸimi ABD-İsrail ekseni tarafından akamete uÄŸratıldı. ABD, bu ihtilafta her zaman İsrail yanlısı ve destekçisi oldu.
Â
Ama bazı uzmanlar Davos’tan sonra Türkiye’nin arabuluculuk rolünü kaybettiÄŸini söylüyor…
Â
Bu uzmanlar hatalı. İsrail’in Türkiye’ye ihtiyacı, Türkiye’nin İsrail’e olandan daha fazla. Davos, ikili iliÅŸkilere tamir edilemeyecek zarar vermedi. Delili de ÅŸu: İsrailliler hadiseyi büyütmediler tam tersine Peres Türk tarafını hemen arayarak meselenin büyümesini istemediÄŸini gösterdi.
Â
ABD’ye dönersek… Bazıları ABD’nin İsrail’in kolonisi olduÄŸunu söylüyor…
Â
Bunu söylemek abartılı olur. Ancak Amerikan Kongresi “İsrail iÅŸgali altındaki topraklar” olarak nitelendirilir.
Â
Gazze’nin klasik bir sömürgeye dönüştüğünü, Yahudi yerleÅŸimlerinin ahlaksız, yasadışı olduÄŸunu söylüyorsunuz. Neden kendi ülkenize karşı bu kadar sertsiniz?
Â
O makaledeki her kelimenin arkasındayım. İsrail’i eleÅŸtirmekten keyif almıyorum. Yaptığım, namusluca bugünkü İsrail’i anlatmak. Ben 1960′lı yıllarda askerliÄŸimi İsrail Silahlı Kuvvetleri’nde yaptım. O zaman İsrail ordusu hakiki bir savunma kuvvetiydi. 1967′den sonra, İsrail sömürgeci bir güç oldu. İşgal altındaki topraklarda bir imparatorluk kurdu ve baskıcı-sömürgeci bir devlete dönüştü. İsrail’in 1967 öncesi sınırlarında tamamen meÅŸru olduÄŸunu düşünürken, 1967 sınırlarının ötesindeki Siyonist sömürgeci projeyi külliyen reddediyorum. Filistinlile, 41 yıldır acımasız bir askeri iÅŸgal altında yaşıyor. Asıl kurban onlar ve saygı duyuyorum Filistinlilere.
Â
İsrail için “Tamamıyla ahlaksız, vicdansız liderlerin yönettiÄŸi haydut bir devlet” diyorsunuz. Fazlaca sert deÄŸil mi?
Â
Ben uluslararası iliÅŸkiler hocasıyım. Akademik dünyada ‘haydut devlet’ tanımı için 3 deÄŸiÅŸken var. Uluslararası hukukun sürekli ihlali, kitle imha silahları sahipliÄŸi ve siyasi gayeler için sivillere karşı terör uygulanması. Bu 3 kriteri de İsrail yerine getiriyor.
Â
Gazze’de 400′e yakın çocuk, 200 kadar kadın öldürüldü. Bu kadar sivili öldüren İsrail Devleti’nin istikbalini nasıl görüyorsunuz?
Â
İsrail’in huzur bulabilmesi için bağımsız bir Filistin devletine derhal ihtiyaç var. Bunu ben deÄŸil, BaÅŸbakan Ehud Olmert söylüyor. İşgalin sona erdirilmesi ve askerlerin tamamen geri çekilmesi. İsrail, Batı Åžeria’da birtakım topraklara sahip çıkmak istiyorsa Filistinliler 1′e 1 oranında İsrail topraklarından telafi edilmeli. İşgal sona ermezse İsrail yaÅŸayamaz. Yani bağımsız bir Filistin devleti İsrail için varoluÅŸsal bir mecburiyettir. İsrail’in iÅŸgali sona erdirerek askerlerini geri çekmesi Filistinlilere deÄŸil, İsrail’e bir iyiliktir. Çok akıllı bir Yahudi olan Karl Marx’ın dediÄŸi gibi, bir baÅŸka millete baskı yapan bir halk asla bağımsız kalamaz.
Â
Â
Batı, Hamas’ı muhatap kabul etmeli
Makalenizde ABD ve AB’yi, Hamas’ı ÅŸeytanileÅŸtirdikleri için sert bir ÅŸekilde tenkit ediyorsunuz. Batı’nın Hamas’la konuÅŸma vakti geldi mi?
Â
Batı artık Hamas’ı muhatap kabul etmelidir. Hamas, bir terör örgütü olarak nitelendiriliyor ama Hamas bundan daha fazlası. Bir siyasi parti, geniÅŸ tabanı olan sosyal bir hareket. Terör eylemleri yapan bir de askeri kanadı var. Bana göre Hamas da yapsa İsrail devleti de yapsa terör terördür, her türlüsünü telin ediyorum. Ancak buradaki mesele Hamas’ın demokratik yollardan seçilmiÅŸ olmasıdır. Hamas liderleri melek deÄŸil ama halk onları seçti. Barış istiyorsak Hamas’ı muhatap kabul etmeliyiz. ABD’nin yeni DışiÅŸleri Bakanı Hillary Clinton, Kongre’de Hamas ile konuÅŸmayacağını açıkladı. Hanımefendinin uyanması gerekiyor. Hamas muhatap alınmadan OrtadoÄŸu’da barış da olmaz, bölgeye istikrar da gelmez. Batı bunu ne kadar erken fark ederse o kadar iyi.
Â
İsrail sözcülerinin sürekli yalan söylediklerini belirtiyorsunuz. İsrail’e göre ateÅŸkesi Hamas bozdu. AteÅŸkesi kim bozdu hakikaten?
Â
İsrailli sözcüler çatışma boyunca çok fazla yalan attı. En büyük yalan ise ateşkes meselesi. Okuyucularınız ateşkesi kimin bozduğunu anlayamazsa hiçbir şeyi kavrayamaz. Aslında İsrail kaynakları ateşkesin İsrail tarafından bozulduğunu ortaya koyuyor.
Â
19 Haziran 2008′de İsrail ile Hamas ateÅŸkeste anlaÅŸtı. Hamas, füze atmayı durduracak İsrail de ekonomik tecridi kaldıracaktı. Zira 1,5 milyon insana yiyecek, yakıt ve tıbbi malzeme ulaÅŸtırılamıyordu. Bu, uluslararası hukukun yasakladığı kolektif cezalandırmadır. Gerçekte İsrail ekonomik tecridi daha da güçlendirdi. Hamas füzeleri durdurunca İsrail hava bombardımanlarını ve suikastlarına son verecekti. İsrail propagandasının aksine ateÅŸkes son derece baÅŸarılıydı.
Â
AteÅŸkesten önceki 6 ayda Gazze’den İsrail’e ayda 179 füze atılıyordu. AteÅŸkesten sonraki 4 ayda 3 füzeye düştü bu rakam. Bu bilgiler, İsrail DışiÅŸleri Bakanlığı internet sitesinden. Kimse itiraz edemez. İsrail bozmaya karar verene kadar ateÅŸkes tam bir baÅŸarı oldu. 4 Kasım’da İsrail, 6 Hamas militanını Gazze’de öldürerek ateÅŸkesi ihlal etti. Bu konuda tartışmaya mahal yok.
Zaman
PaylaÅŸ/Kaydet
zamannı yazısını tam okumadım amma baştaki tespitler çok çarpıcı ve son dere ce gerçekcidir. hem bundan önce ırakta milyonlarca insan katledildi ses yok onca zulüm gerçkelşti ses yok. neden sadece şimdi.
bende bir tesipitte bulunmak istiyorum: Tayyip erdoÄŸanı orta doÄŸuda güçlendirmek istiyorlar. bu bop’un gerçekleÅŸmesi yolunda atılmış bir adımdır